• DOLAR
    5,3521
    % -0,36
  • EURO
    6,0899
    % -0,13
  • ALTIN
    214,7409
    % 0,14
  • BIST
    90.786,37
    % 0,92
İmambakır Üküş
İmambakır  Üküş
imambakir@gokturkgazetesi.com
Türkiye için tarihsel uzlaşma; Millet İttifakı
  • 0
  • 05 Ağustos 2018 Pazar
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

İmambakır Üküş; CHP’de Muharrem İnce ve benzeri düşüncede olanlar Türkiye’de olan bitenin farkında değiller. Muharrem İnce hala “eski sistem”de takılı kalmış durumda. Hala CHP’nin tek başına oyunu arttırmayla seçim kazanılacağını düşünüyor…

CHP ve Kılıçdaroğlu Türkiye için “tarihsel” bir adım attı…
“Millet İttifakı” arasında yalnızca bir “baraj” sorununu aşma projesi değildi…
Türkiye için bir “tarihsel uzlaşma” idi…
Ancak ne seçim sürecinde ne de seçim sonrası bu durum yeterince kavranamadı…
***
“Tarihsel uzlaşma” kavramı siyaset literatürüne İtalya komünistleriyle girdi…
İtalyan Komünist Partisi; İtalya’da Hıristiyan Demokratlarla Komünistleri bir araya getirmek için bir adım attı…
Bu girişime “Tarihsel Uzlaşma” adı verildi…
Katı dindar ve muhafazakar Hıristiyan Demokratlarla Komünistleri bir araya getirme projesiydi bu…
***
Türkiye’de 1950’den itibaren dindar ve muhafazakar kesimler CHP’den koptu…
Zaman içinde bu “kopuş” daha da derinleşti…
Bu “kopuş” siyasette derin kamplaşmalara ve kutuplaşmalara neden oldu…
AKP ise bu kamplaşma ve kutuplaşmayı başlı başına “siyaset” haline getirdi…
***
AKP Türkiye’nin bu “saflaşmasını” kullanarak seçimlerden hep başarılı çıktı…
Bütün siyasetini Erdoğan ve AKP bu “kutuplaşma” üzerine kurdu…
Her seçimi bu “kutuplaşma” alanına çekerek seçimlerde başarıya ulaştı…
Milliyetçilik, muhafazakarlık ve dindarlık üzerinden bir CHP ve Sol düşmanlığı AKP ve Erdoğan için seçim kazanmak için hep başvurulan kolay “yol” oldu…
***
“Millet İttifakıyla” CHP ve Kılıçdaroğlu esas olarak bu “çemberi” kırmayı denedi…
CHP ile milliyetçi, muhafazakar ve dindar seçmen arasında oluşturulan “duvarı” kırmayı denedi…
Ne yazık ki hem CHP’nin hem de “Millet” İttifakındaki İYİ Parti, Saadet Partisi ve DP’nin “mahcup” ve “utangaç” tavrı istenen başarıya engel oldu…
İttifakı oluşturan partiler ittifakın “tarihsel” öneminin farkında olamadı…
***
İttifak kararına rağmen ittifakı oluşturan partilerin liderinin halkın önüne birlikte çıkamadı…
İttifak kararına rağmen ittifak partileri ortak kampanya yapamadı…
İttifak; “tarihsel” bir “uzlaşma” olmaktan çıktı “baraj” nedeniyle bir “zorunluluk” gibi sunuldu…
AKP ve MHP’nin kirli propagandasına boyun eğildi…
***
HDP bu ittifakın dışında tutuldu…
Peki ne fark etti…
AKP ve MHP yine aynı kirli propagandaya devam etti…
AKP ve MHP yine CHP ve İYİ Partiyi HDP ile “ittifak” yaptı diye suçladı…
***
Halbuki cesaretle AKP ve MHP’ye karşı tavır alınsaydı bugün Türkiye’de her şey farklı olurdu…
AKP HDP ile birlikte “çözüm süreci” için birlikte olunca “yerli ve milli” oluyor ama “Millet ittifakında” olunca mı “bölücü” olunuyor?
AKP bırakın HDP ile masaya oturmayı “Öcalan”la İmralı’da “masa” kurdu…
CHP ve İYİ Parti ise HDP ile seçim ittifakı kurmaya cesaret etmedi…
***
HDP ile ittifak kurma cesareti bulamayanlar  kurdukları ittifakı da cesaretle savunamadılar…
AKP ve MHP’nin saldırıları karşısında “mahcup” ve “ürkek” bir tavırla ittifakı savundular…
Daha doğrusu savunamadılar; ittifakın politik önemini ortaya koymak yerine “baraj” sıkıntısı üzerinden “teknik” bir olay gibi sundular…
İttifakın önemini ortaya koymak yerine “baraj” sıkıntısı üzerinden  bir ”zorunluluk” gibi sundular…
***
24 Haziran seçimleri sonrası CHP ve İYİ Partide yaşanan sıkıntılar ve sorunlar nedeniyle “millet” ittifakı üzerine konuşulma ve tartışma imkanı olmadı…
Saadet Partisi, İYİ Parti ve CHP’nin açıklamalarıyla “ittifakın” seçimle “sınırlı” olduğu söylenerek sona erdiği ilan edildi…
Halbuki, bütün sorunlarına ve eksiklerine rağmen bu ittifak çok önemli bir adımdı…
Bunun önemini “sahada” seçim çalışması yapan herkes bire bir görmüş durumda…
***
CHP’de Muharrem İnce ve benzeri düşüncede olanlar Türkiye’de olan bitenin farkında değiller…
Muharrem İnce hala “eski sistem”de takılı kalmış durumda…
Hala CHP’nin tek başına oyunu arttırmayla seçim kazanılacağını düşünüyor…
Halbuki, yeni sistemde artık “tek başına” hiç bir parti iktidar olamaz…
***
Yine farkında olunmayan bir diğer nokta ise artık “koalisyonlar” ve “ittifaklar” seçim sonrası değil seçim öncesi yapılıyor; yapılacak…
Artık hiç bir partinin tek başına %50+1’i bulması mümkün değil…
AKP’de, Erdoğan’da artık “tek başına” iktidar değil…
***
Dolayısıyla “ittifakları” sona erdirmek değil büyütmek gerekiyor…
Dolayısıyla “ittifakları” sona erdirmek değil yeni güçlerle genişletmek gerekiyor…
Artık “mahcup” ve “ürkek” bir şekilde savunarak değil açık ve cesur bir şekilde savunmak ve ilan etmek gerekiyor…
Artık en çok oyu alan değil, doğru ittifakları kuran ve gereğini yerine getiren seçimi kazanıyor…
***
Önümüzde çok önemli bir yerel seçimler var…
Bu seçimlerde AKP ve MHP dışında yer alan partiler mutlaka başarılı olmak zorunda…
Zaten bütün yerel seçimlerin kendi doğasında bir “yerel ittifak” gerçekleşiyor…
Ama bu kez “doğal” ve “kendiliğinden” akışına bırakmadan başta öngörerek ve cesaretle ittifak yapmak gerekiyor…
***
Onun için de CHP ve İYİ Parti bir an önce kendi iç tartışmalarını sona erdirmeli…
Onun için de CHP ve İYİ parti AKP’nin ve MHP’nin saldırılarına boyun eğmemeli…
Başkalarının ne dediğine bakmaktan kurtulmalı ve başarıya giden ittifakı kurmakta tereddüt etmemeli…
Bu sorumluluk başta CHP olmak üzere bütün muhalif partilerin ve güçlerin sorumluluğunda; kimse bu sorumluluktan kaçamaz…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM